Ekip Alımı🎉 Ekibimize Katıl!
Çevirmen ve editör arıyoruz. Novelci ekibinin bir parçası olmak ister misin?Başvur →

Bölüm 83

Gümüş Pus Adası

Tapınağın mahzeninde, Morgana, asasını bıraktı.

Asa, taş zemine düştü ve çınladı. Bu, Yüce Ana'nın asırlık sükûnetinde görülmemiş bir şeydi. Morgana, hiçbir şeyi düşürmezdi. Her hareketi, her duruşu, her sessizliği, hesaplanmış bir ağırlık taşırdı. Ama şimdi, köprünün kapandığı o anda, elindeki asa kayıp gitmişti.

Çünkü Aethos gitmişti.

Morgana, köprünün söndüğü köşeye baktı. Orada, bir an önce, kendi yarattığı silahla bu mahzeni birbirine bağlayan o mor damar vardı. Şimdi yalnızca soğuk taş duruyordu.

Aethos'u hissedemiyordu artık.

Milyarlarca yıllık güç ve kaosun sentezini, kendi elleriyle Aetherium'un derinliklerinden çekip çıkarmış, Setekh'in güneş rünleriyle beslemiş, bir tasmanın ucunda büyütmüştü. Ve o tasma, bu gece, koparılmıştı. Kesilmemişti kesilmek bir son olurdu koparılmıştı, ki bu çok daha kötüydü. Çünkü kopan bir tasma, ucundaki şeyin hâlâ yaşadığı, ama artık başkasının olduğu anlamına geliyordu.

"Kaelen Vane," dedi Morgana, boş mahzene.

İsmi, bir lanet gibi söyledi.

Tapınağın derinliklerinden, bir hareket geldi.

Morgana dönmedi. Kim olduğunu biliyordu. Moirai'nin İç Halkasından bir başkası; yüzü kapüşonun gölgesinde, elleri cübbesinin içinde.

"Yüce Ana," dedi figür. "Köprü kapandı. Birincil unsurdan sinyal gelmiyor. Aethos'tan sinyal gelmiyor."

"Biliyorum," dedi Morgana.

"Plan başarısız mı oldu?"

Morgana, uzun süre cevap vermedi. Gözleri, köprünün söndüğü köşedeydi.

"Hayır," dedi sonunda. "Plan başarısız olmadı. Plan, varsaydığımız düşmanın karşısında başarılı olacak biçimde tasarlanmıştı. Ama karşımızdaki düşman, varsaydığımız düşman değil."

Figür, sustu.

"Biz Kaelen Vane'i bir hükümdar sandık," dedi Morgana, sesi yavaş ve ağırdı. "Güçle yöneten, gücü gücle karşılayan, tehdidi yok eden bir hükümdar. Bütün planımızı bu varsayım üzerine kurduk. Lirael'i onun aynası olarak yarattık, çünkü bir hükümdar, kendine benzeyen birine güvenir. Aethos'u onun karşısına bir çekiç olarak diktik, çünkü bir hükümdar, bir çekicin karşısında ya kırılır ya kaçar."

Morgana, asasını yerden aldı.

"Ama Kaelen Vane bir hükümdar değil," dedi. "O bir mimar. Tehdidi yok etmiyor; onu yapısına katıyor. Aethos'u kırmadı. Devraldı. Lirael'i ifşa edip cezalandırmadı. Onu da devraldı. Biz ona iki silah gönderdik, o ikisini de aldı ve kendi cephaneliğine kattı."

Figür, kapüşonunun altından konuştu. "O zaman ne yapacağız?"

Morgana, tapınağın yüksek penceresine yürüdü. Gümüş Pus Adası'nın dört bir yanını saran o ölümsüz sis, ayın ışığını dağıtıyor, adayı bir hayalet gibi gösteriyordu.

"Setekh'in rünleri hâlâ bizde," dedi Morgana. "Aethos, kaynağını yitirdi ama kaynağın kendisi yok olmadı. Setekh uyanmaya devam ediyor. Aethos yalnızca onun ilk meyvesiydi. İlki, en büyüğü değildi."

Figür, başını kaldırdı.

"İkinci meyve mi?"

"Hayır," dedi Morgana. Döndü, ve kapüşonlu figüre baktı. Yüzünde, ilk kez, bir hükümdarın değil, bir tanrıçanın soğukluğu vardı. "Aethos bir varlıktı. Bir beden. Bir irade. Devralınabilirdi, çünkü bir şeydi. Setekh bir varlık değil. Setekh bir koşuldur. Onu devralamazsın. Yalnızca uyandırırsın. Ve uyandığında, onu kimse ne ben, ne Kaelen Vane, ne de bu evren bir çıpaya bağlayamaz."

Tapınağın mahzeninde, derinlerde bir yerde, ince bir titreşim geçti. Sanki bir şey, uykusunda kıpırdamıştı.

"Kaelen Vane bana bu gece bir ders verdi," dedi Morgana. "Tehdidi devralabilen biri, devralınamayan bir tehditle yüzleşmelidir. Aethos'u alabilirsin, Kaelen. Lirael'i alabilirsin. Ama Setekh'i alamazsın."

Figür, eğildi ve geri çekildi.

Morgana, pencerenin önünde yalnız kaldı.

Sisin içinde, çok uzakta, Başkent'in olduğu yöne baktı.

"Bu, başlangıçtı," diye tekrarladı, bu kez kendine. "Sonu, ben yazacağım."

Ve tapınağın derinliklerinde, Setekh, uykusunda bir kez daha kıpırdandı.

Romana Dön

Bunları da Beğenebilirsin

Bu bölüme tepkin neydi?

Yorumlar

Tartışmaya katılmak için giriş yapmalısınız.

Giriş Yap